Ekonomi:

Siyasette olduğu gibi, ekonomi dünyasında da Hollanda sıkletinin üzerinde bir klasmanda  mücadele etmektedir. Belki de Hollanda’nın çok küçük bir ülke olması nedeniyle, Hollandalılar her zaman sınırlarının ötesindekileri keşfetme ihtiyacı duymuşlardır. 17. yüzyıl başlarında Hollanda dünyanın ilk çok uluslu şirketi haline gelen Hollanda Doğu Asya Şirketi’ni kurmuştur. Gücünün zirvesinde olduğu dönemlerde, şirket 1.500 gemilik bir filoyu yönetmekte ve 25.000 kişiyi istihdam etmekteydi. Ülke İran Körfezi’nden Çin Denizi’ne ticaret limanları ağını yönetmekteydi.

Bugün, Kuzey denizine doğru yol alırken Ren, Maas ve Scheldt nehirlerinin üçgeninde kalan Hollanda bir ulaştırma ve dağıtım merkezidir: Avrupa’ya doğal bir geçit ve çok uluslu girişimler için bir merkez. Avrupa’dan ve Avrupa’ya doğru yapılan küresel ticaretin önemli bir miktarı özellikle deniz lojistiği ve konteynır taşımacılığı alanlarında Hollanda uzmanlığına güvenmektedir. Rotterdam Limanı dünyadaki en büyük limanlardan biridir ve Schiphol Havalimanı Avrupa’nın dördüncü kargo ve yolcu merkezidir. Karmaşık bir demir yolu, karayolu ve suyolu labirenti üzerinden Hollanda yaklaşık yarım milyar insanın yaşadığı Avrupa pazarına erişimi  sağlamaktadır. Sonuç olarak, ülke Avrupa’ya Açılan Kapı olma unvanını kazanmıştır.

Hollandalılar çevrelerini ihtiyaçlarına göre şekillendirme konusunda bir üne sahiptir. 19. ve 20. yüzyılda ülke tarım için daha fazla alana ihtiyaç duymuş ve bu nedenle denizden toprak kazanma ve toprağı kuru tutma kapasitesini geliştirmiştir. Şu anda dünyanın üçüncü büyük tarım ürünleri ihracatçısıdır. Ülke bazı sebze ve çiçekleri yetiştirmek için fazla soğuktur. Bu nedenle seralar icat edilmiş böylece ülke kesme çiçek ve çiçek soğanlarının üretimi ve mezadı konusunda dünya lideri haline gelmiştir.

Çok küçük bir ülke olmasına rağmen Hollanda kendi alanlarında ya tek başına ya da diğerleriyle birlikte çalışarak lider haline gelen çok iyi şirketler geliştirmiştir. Royal Shell, dünyanın en büyük petrokimya firmalarından biri ve yenilenebilir -enerji alanındaki araştırmalarda bir liderdir. Unilever, dünyanın en büyük hızla tüketilen tüketici ürünleri üreticilerindendir.

Zorluklar

Hollanda’nın zenginliği ve büyüyen ekonomisine rağmen, Hollanda’nın da karşılaştığı bazı zorluklar bulunmaktadır. Şu anda Hollanda aşağıdaki konulara odaklanmaktadır: Avrupa’nın geri kalanında olduğu üzere hızla yaşlanan nüfus. Bu sayıları giderek -artan ve önceki kuşaklardan daha uzun yaşayan yaşlı nüfusunun emekli aylıkları ve sağlık giderlerini giderek azalan sayıda çalışanın ödemesi ile kamu finansmanına daha fazla yük binmesi anlamına gelmektedir. Yaşlanma emeklilik ve sağlık sistemimize daha fazla baskıda bulunacak ve hasta, yoksul ve yaşlılara bakma geleneğimizi zorlayacaktır. Tatmin edici bir düzeye ulaşamayan azınlık entegrasyonu. Irksal, etnik ve dini gerilimler büyümektedir ancak neyse ki henüz büyük çaplı şiddet olayları yaşanmamaktadır. Ülkenin pragmatik yönleri yabancı işçileri ve ailelerine kucak açmakta ve insanlar diğer dinler ve kültürler hakkında merak duymaktadırlar.

Nihayet istikrara kavuşmakta olan verimlilik. 1990larda Hollanda ekonomik modeli büyümesi ve başarısı ile övülmekteydi, şu anda Hollanda bazı alanlarda AB ortalamaları civarındadır. Verimliliğin ve rekabet gücünün iyileştirilmesi hükümetin başlıca önceliklerinden biridir ve son kısımda bunu elde etmek için uygulanacak strateji (Deltada Zirvesinde Performans) anlatılacaktır.

 

Küreselleşmenin kucaklanması

Tarih küçük ülkelerin ancak küresel değişiklikleri erken dönemde kucaklamaları halinde zengin ve zamana uygun olabileceklerini ve böyle olmayı sürdürebileceklerini göstermiştir. Uyum sağlamak için çok geç kalınmış olunacak bir tarihe kadar bariyerleri yükseltmek yerine, Hollandalılar dijital devrim ve küreselleşmeyi hızla kucaklamıştır. Başkaları küreselleşmeyi bir tehdit olarak görürken, Hollanda bunu temelde benzerlerine ve rakiplerine karşı daha rekabetçi olmak üzere bir fırsat olarak yorumlamıştır.

Hollandalılar küreselleşmeyi daha rekabetçi ve maliyet etkin hale gelmenin bir yolu olarak görmektedir. Daha küçük örgütlenmeler yaratmak ve üretim ve idare masraflarından kısmak için Hollanda şirketleri dışardan hizmet alma ve offshore uygulamalarından yaralanmaktadır. Bu sayede Hollanda şirketleri gerçekten mükemmelleşebilecekleri alanlara daha fazla para yatırabilmektedir. Uzun vadede yararsız sonuçlar verecek olan fiyat rekabeti yerine inovasyona odaklanmakta ve rekabette bir adım öne geçmekteyiz. Bunlara ek olarak, Hollanda’daki ticaret zihniyeti küreselleşmeyi büyüme için büyük bir fırsat olarak görmektedir. İşimizi küresel ölçekte yapma geleneğini yerine getirerek, Hollanda şirketleri dünyayı kendi sahneleri olarak görmektedir. Bu gün Hollanda şirketleri Kenya’da gül yetiştirmekte, Dubai’de yapay adalar inşa etmekte, Şanghay kentine su yönetimi konusunda tavsiyelerde bulunmakta ve Hindistan’ın kırsal nüfusuna şampuan satmaktadır. Bunun ek bir yararı ise küreselleşmenin Hollandalıların daha fazla iş yaratmasını sağlamasıdır.

Hollandalıların küreselleşmeden değer yaratmasını arkasında yatan neden büyük olasılıkla açık toplumu, uluslararası zihniyetleri ve dil sevgileridir. Ayrıca, farklılıklar arasında köprü oluşturma ve sorunları görmekten çok çözüm aramaya dönük doğal eğilim, Hollandalıların başkalarının tehdit olarak gördüklerine tez canlılıkla tepki göstermelerini sağlamaktadır. Hollanda açık ekonomisi ve görünümü nedeniyle yüzyıllardır ticaret yapan bir ulustur. Hollandalılar deneyimli gezginlerdir. Dil becerileri yüksektir ve ticaret anlaşmaları yapma ve zorluklara rağmen projeleri yürütme konusunda beceriklidirler. Hollanda ekonomik sistemi uzlaşıya dayalıdır. Hollandalıların günümüzde sendikalar, işveren örgütleri ve hükümet arasında yakın ve düzenli temaslarla varlığını sürdüren uzun bir müzakere geçmişi bulunmaktadır. İşverenler ve işçiler arasında da düzenli temaslar sağlanmaktadır. Hükümet olabildiğince az müdahale etmektedir.

Hollandalıların uzlaşı kültürü aynı zamanda ekonomik durgunluklara karşı da dayanıklılık göstermektedir. Örneğin, işçi ve işverenler dünya piyasalarında rekabet edebilmek için ücret artışlarını sınırlama kararı almayı her zaman başarmaktadır. Hollanda’nın rekabet gücü avronun değer kazanması ve işgücü maliyetlerinin artması nedeniyle 2000 yılından bu yana baskı altındadır.

 

Çok uluslu şirketler

Çoğu Hollanda şirketi küresel ölçekte faaliyet göstermektedir. Hollanda’nın en büyük üç uluslararası ticaret şirketi Ahold, SHV Holdings ve Hagemeyer’dir. Unilever Philips, Akzo Nobel ve Shell gibi çoğu üretici de büyük kapsamlı ticari operasyonlar gerçekleştirmektedir.

Tarama çalışmaları Hollandalıların uzmanlık alanıdır ve Boskalis, HAM ve Ballast Nedam gibi şirketlerin yurtdışı operasyonları yurtiçi operasyonlarından daha büyüktür. KPN Nederland ise uluslararası telekomünikasyon alanında pek çok yabancı şirketle çalışan önemli bir oyuncudur. Hollandalı üreticilerin de küresel bir yaklaşımı bulunmaktadır. Dünyanın dört bir yanına ihracat yapmakta, pek çok ülkede bağlı ortaklıkları bulunmakta ve çoğunlukla yabancı ortaklarla güç birliğine gitmektedirler. Ana üretim endüstrileri arasında kimyasallar, gıda işleme, maden işleme ile gaz ve petrol rafinericiliği bulunmaktadır. Baskı ve elektronik mühendisliği endüstrileri de dünya çapındadır. Hollanda maden işleme şirketleri Hollanda’yı kimya sanayi için makineleri, gıda işleme ekipmanı ve taşıt üretimi alanında dünya lideri haline getiren bir uzmanlık olan iler elektronik kontroller ile makine üretimi alanında uzmanlaşmıştır. Bu ayrıca elektronik sanayini de desteklemektedir.

 

Hizmetler ve teknolojik işbirliği

Son yıllarda, hizmet sektörü Hollanda’nın en büyük ekonomi sektörü haline dönüşmüştür. En büyük hizmet sektörü ticarettir, ardından ulaştırma ve telekomünikasyon, inşaat, bankacılık ve sigorta ve diğer finansal hizmetler gelmektedir. En büyük iki bankası dünya çapında Hollandalı ve Hollandalı olmayan şirketlere ve hükümetlere hizmet sunan ABN Amro ve ING’dir.

Ticari hizmetler bütünüyle 2003 yılında daralmaya başlamışsa da, telekomünikasyon ve finansal hizmetler genişlemiştir. Bilgi ve iletişim teknolojisi (BİT) özellikle inovasyon ile birleştiğinde büyüme için en iyi konumda bulunmaktadır. BİT’in tüm sektörlerde verimliliği artırması beklenmektedir. Şirketleri ağ yapılarına dâhil ederek, birbirlerinin yatırımlarından yararlanmaları sağlanmaktadır.

 

Enerji endüstrisi

Hollanda’nın kuzeyinde ülkeyi Batı Avrupa’nın en büyük üreticisi yapan büyük doğal gaz rezervleri bulunmaktadır. Sondaj şirketleri Hollanda’nın hem Kuzey Denizi kıyısının açıklarında hem de karada bulunan gaz ve petrol sahalarında çalışmaktadır. Batı Avrupa’nın enerji arzı zincirinde önemli bir halka ise gemilerle büyük miktarlarda ham petrolün varış noktası olan Rotterdam deniz limanıdır. Liman, önemli miktarlardaki ham petrol ve petrol ürünlerinin doğrudan Almanya ve Belçika’nın sanayi bölgelerine taşındığı büyük deniz taşımacılık şirketlerine ve rafinerilere ev sahipliği yapmaktadır. Rafineri ve açıktaki tesislerin varlığı petrol ve gaz sanayine hizmet eden bir dizi etkinliğin doğmasına neden olmuştur. Örneğin, dört büyük çelik yapı şirketi kimya fabrikalarını, petrol rafinerilerini ve açıktaki tesisleri bütünüyle tasarlayıp inşa edebilmektedir. Ayrıca düzinelerce işletme uzmanlık alanlarıyla ilgili ekipman üretmektedir. Bazı Hollanda araştırma enstitülerinin de kıyı açığındaki koşulları teşvik eden laboratuarları bulunmaktadır.

 

Hükümet teşvikleri

Ocak 2004’te, hükümet araştırma ve geliştirme alanında işbirliğini desteklemek üzere İnovasyon Ortaklıkları Hibe Programı’nı başlatmıştır. Program, işletmeleri ve kamu sektöründeki bilgi kuruluşlarını ulusal ve uluslararası ortaklıklar üzerine çalışma ve bunları başlatma için teşvik etmektedir. Birbirlerinin bilgi ve deneyimlerinden yararlanarak, işletmeler rekabetle yüzleşmek için daha iyi konumlanmakta, bilgi tabanlarını iyileştirmekte ve Hollanda ekonomisini daha yenilikçi kılmaktadır. Yaklaşık 5.000 Hollanda şirketi yeni ürünler geliştirmek ve verimlilikle etkinliği artırmak için araştırmalar yürütmektedir. Ülkenin en büyük beş çok uluslu şirketi - Philips, Shell, Akzo Nobel, DSM ve Unilever – endüstriyel araştırma ve geliştirme alanında öncü durumdadır.

 

İş kurma

Hollanda şirketler hukukuna göre iki tür sınırlı sorumluluk şirketi bulunmaktadır ‘Naamloze Vennootschap’ (‘NV’) ve ‘Besloten Vennootschap’ (‘BV’). Normalde küçük ya da orta büyüklükte işletmeler ya da borsada kote edilmeyen şirketler için en çok BV türü kullanılır. BV tipi şirketlerin bazı küçük çaplı dezavantajları arasında hisse dışı işlemlerin yapılabilmesi ve hisse devri ile ilgili kısıtların kuruluş sözleşmesinde yer alması gerekliliğidir. Hollanda’da şirketler, bir ya da daha fazla şirket ya da birey tarafından kurulabilir. Kuruluş memorandumu Hollandaca bir anlaşmanın noter nezdinde yapılmasıyla noter onayı alır. Ardından Adalet Bakanlığı onayı alınarak şirket tam olarak kurulmuş olur. Kuruluştan sonra, memorandumun yerel Ticaret Odası siciline verilmesi gerekir. Hollanda şirketler hukukuna göre şirket kuruluş tarihindeki yasal hisse sermayesinin en az % 20 sinin ihraç edilmesi ve ihraç edilen sermayenin en az % 25’inin ödenmiş olması gerekir.

 

Sermaye olarak ödenecek asgari miktarlar:

• BV: 18.000 €

• NV: 45.000 €

Hollanda iç hukuku AB’deki kural ve düzenlemeleri benimsemektedir. Yıllık raporlar ve yıllık hesaplar hakkındaki kanun muhasebe ilkeleri, bilânço formatı, kar – zarar hesapları, yasal rezervler ve mal beyanı gerekleri hakkında ayrıntılı hükümler içermektedir. ‘Küçük işletme’ kategorisine girmeyen tüm şirketler denetimden geçmek zorundadır. Bazı muafiyetli bağlı şirketler hariç tüm şirketler ilgili Ticaret Odası siciline mali bilgilerini vermek zorundadır.

 

Uluslararası Ticaret

Hollanda, yaşam bilimleri, elektronik, gıda, çiçek, kimya sanayi, su teknolojisi ve mühendislik benzeri güçlü hizmet sektörleri ve sanayileriyle büyüyen ve sağlıklı bir ekonomisi olan küçük bir ülkedir. Ülke, yerel ve yabancı işletmelere, uluslararası ticaret, etkin ihracat, inovasyon ile dünyanın en iyi şirket ve araştırma enstitülerinden bazılarıyla işbirliğine açık bir ortam sağlamaktadır. Bunun bir sonucu olarak yaklaşık 5.400 şirket Hollanda’da kurulma kararı almıştır. Ülkenin GSYİH’ sının yarısından fazlası uluslararası ticaretten gelmektedir. Hollanda ithalat ve ihracatının yarısından fazlası gıda, kimyasal ürünler ve makinelerden oluşmaktadır; son kategoride daha çok bilgisayarlar ve bilgisayar parçaları bulunmaktadır. Bilgisayarlar dahil Hollanda’nın çoğu ithalatı diğer ülkelere gitmektedir. Bunlar bazen hiç işlem görmeden ya da çok az işlem görerek yeniden ihraç edilir; bu da ülkenin bir dağıtım merkezi olarak rolüne tipik bir örnektir.

Hollanda ihracatının üçte ikisi yalnızca beş ülkeye gitmektedir: Almanya, Fransa, Belçika, Birleşik Krallık ve Birleşik Devletler. İhracatın yüzde yirmi dördü Hollanda’nın en büyük ticaret ortağı olan Almanya’ya gitmektedir.